27 Mayıs 2009 Çarşamba
Katsayılarla ilgili belirsizlik devam ediyor!
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Kültür Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda eğitimcilere yeni sınav sistemi hakkında bilgi aktardı. 2010 yılından itibaren ÖSS isminin kalkacağını ifade eden Yarımağan, "Bu isimden artık bıktık. Olumlu olumsuz çok şey söylendi. Artık iki aşamalı bir sınav yapılacak. İlk aşaması Yüksek Öğretime Giriş (YGS) olacak. İkinci aşama ise Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) adını alacak." dedi.
Yeni aşamalar hakkında bilgi veren Yarımağan, ilk aşamaya tüm adayların gireceğini söyledi. Bu aşama sonrasında başarılı olamayanlarla meslek yüksek okullarına ve açıköğretim fakültelerine ve belirli lisans programlarına yerleşenlerin ikinci aşamaya giremeyeceğini belirten Yarımağan, "İkinci aşama yabancı dil sınavıyla birlikte beş sınavdan oluşacak. LYS 1: Matematik Sınavı (Matematik, Geometri), LYS 2: Fen Bilimleri Sınavı (Fizik, Kimya, Biyoloji), LYS 3: Edebiyat-Coğrafya Sınavı (Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1), LYS 4: Sosyal Bilimler Sınavı (Tarih, Coğrafya 2, Psikoloji, Sosyoloji, Matematik) ve LYS 5: Yabancı Dil Sınavı (Almanca, Fransızca, İngilizce). Adaylara hangi sınava girmek istedikleri sorulacak." şeklinde konuştu.
Sınavların Nisan ve Haziran aylarında yapılması planlandığını anlatan Yarımağan, "YGS, Nisan ayının ilk yarısında, LYS ise Haziran ayının ikinci yarısında iki hafta sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor." dedi. Yeni sistemde puan türlerinin de artırılacağını ifade eden Yarımağan, "Şu an üç puan türü var. 10-15 kaç olacağı belli değil. TM puan türü TM1, TM2 gibi bu şekilde diğer puan türleri de artırılacak. Şu an sayı net değil." diye konuştu.
Yarımağan yeni sistemin amaçlarını şöyle sıraladı: "Ders düzeyinde başarıyı ölçmek, bir sınavda adaya 10-15 ders yerine bir kaç dersten soru sormak, puan türlerini artırmak, her adaya sadece cevaplayacağı testleri vermek, her dersin başarısını eşit sürede ölçmek." Açık uçlu soruların da sorulmasını amaçladıklarını belirten Yarımağan, açık uçlu soruların 2010 yılında sorulmayacağını ifade etti.
Katsayılar hakkında üç seçeneğin masada olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yarımağan, "İlk seçenek olduğu gibi kalabilir. İkinci seçenek eşitlenebilir, üçüncü seçenek de birbirine yaklaştırılabilir. Hangisi olur bilemiyorum ama aynı kalma seçeneğini çok zayıf görüyorum. Benim kişisel görüşüm ise birbirine yaklaştırılması. 0,8 ile alan dışından 0,3 katsayısı uygulanıyor. Bunun yerine 0,60 veya 0,65 olmalı diye düşünüyorum. Buna YÖK karar veriyor. Ben bu konuda böyle olması için fikirlerimi ifade edeceğim. Ayrıca orta öğretim başarı puanının eklenip eklenmeyeceği de masada. Ben eklenmesinden yanayım. Ama bir çok üniversiteden görüş istenmiş, çoğu eklenmemesi yönünde görüş bildirmiş." dedi.
ÖSYM Başkanı Yarımağan, 2009 ÖSS sınavına girecek aday sayısını da açıkladı. Yarımağan, 1 milyon 451 bin 6 adayın başvuruda bulunduğunu kaydetti. 101 bin adayın sınavsız geçiş için başvurduğunu anlatan Yarımağan 1 milyon 349 bin adayın ise ÖSS için başvurduğunu söyledi. Lise son sınıf öğrencilerinde önemli bir düşüş gözlendiğini anlatan Yarımağan, "567 bin 903 lise son sınıf katılıyor. 2007 yılına göre 164 bin daha az bir sayı. Buna anlam veremiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'na soracağız. Okullarda sayı mı az, yoksa başvuru mu az diye. Bununla birlikte 553 bin 511 eski mezun, 215 bin 383 de üniversiteye kayıtlı aday başvurdu." diye konuştu.
Sınava giriş ve kimlik bilgileri durumu
Yükseköğretim Geçiş Sınavı (YGS) adıyla 2010 yılında uygulanmaya başlanacak iki aşamalı sisteme geçmeden önce gerçekleştirilecek son ÖSS 14 Haziran 2009, YDS de 21 Haziran 2009 pazar günü yapılacak. 2009-ÖSS'ye 1 milyon 349 bin 782 aday girecek. Bu adaylardan 32 bin 45'i YDS'ye katılacak. Sınava girerken yanlarında bulundurmaları gereken sınava giriş ve kimlik belgeleri adayların adreslerine postalanıyor. Özel kağıda basılmış bu belgede adayların sınava girecekleri merkez, bina ve salon bilgileri ile fotoğrafları yer alıyor.
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınava giriş ve kimlik belgelerinin yarısına yakınının adayların adreslerine postalandığını, postalama işlemlerinin birkaç gün içinde tamamlanacağını bildirdi. Yarımağan, “Adaylar postadaki gecikmelerden dolayı telaşlanmasınlar, bazen gecikebilir. Biz sadece sınavın olduğu hafta yeni belge çıkarma işlemini yapıyoruz. Ondan önce bu tip talepleri karşılamıyoruz” dedi. Adaylardan bu belgeleri “özenle saklamalarını” isteyen Yarımağan, “Bu belgelerin üzerinde fotoğraf var. Katlayıp ceplerine koyup veya buruşturup fotoğrafları tanınmayacak hale getirmesinler” uyarısında bulundu. Yarımağan, sınava giriş belgesi olmadan kesinlikle sınava girilemeyeceğini vurguladı.
KILAVUZDAKİ UYARI
Öte yandan, ÖSS kılavuzunda da adaylar, sınava gelirken bu belgeyi mutlaka yanlarında bulundurmaları ve yıpranmaması için özen göstermeleri konusunda uyarılıyor. 2009-ÖSS'ye giriş ve kimlik belgesi olmayan veya bu belgenin fotokopisi veya faks metni ile gelen adaylar kesinlikle sınava alınmayacak. Bir aday, ÖSS sınava giriş ve kimlik belgesinin aslı olmadığı halde sınav merkezi yöneticilerinin, bina ve salon sorumlularının veya ÖSYM temsilcilerinin kararıyla herhangi bir salonda sınava alınmış bile olsa, adayın sınavı geçersiz sayılacak.
Adayların, sınava girerken bu belgenin yanı sıra kimliği açıkça gösteren fotoğraflı ve onaylı özel bir kimlik belgesini (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport vb.) de yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Söz konusu iki belgeyi yanında bulundurmayan bir aday, ileri süreceği neden ne olursa olsun sınava alınmayacak.
ÖSS ve YDS sınava giriş ve kimlik belgesi ellerine geçmeyen veya belgesini kaybedenler, sınav merkezi yöneticiliklerinden, sınavın gerçekleştirileceği hafta 3 TL ödeyerek yenisini çıkarabilecek.
20 Mayıs 2009 Çarşamba
ÖSS 'ye girecekler için önemli haber
YÖK Genel Kurulu'nun yarın gerçekleştirilecek toplantısında, üniversitelerin 2009-2010 akademik yılı öğrenci kontenjanları belirlenecek.
Alınan bilgiye göre, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın başkanlığında yapılacak toplantıda, üniversitelerden gelen teklifler doğrultusunda yeni kontenjanlar tespit edilecek.
YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir, AA muhabirinin sorusu üzerine, üniversitelerde yeni açılan bölümler bulunduğunu, bunların yanı sıra mevcut bölümler için üniversitelerin tekliflerinin toplantıda ele alınacağını bildirdi.
Demir, özellikle bazı tıp fakültelerinin kontenjanlarının yüzde 70'e varan oranlarda artırılmasını talep ettiklerini belirterek, bu taleplerin değerlendirileceğini kaydetti.
Kontenjanların geçen yıl önemli ölçüde artırıldığını anımsatan Demir, ''Geçen sene bütün bölümler için öğretim üyesi durumuna göre bir çalışma yapmıştık. Bu sene de yapıyoruz ama bütün bölümler için bir çalışma yapmak yerine, üniversitelerden gelen öneriler esas alınacak. Kontenjanların geçen seneki kadar olması mümkün değil. Ne kadar olacağına YÖK Genel Kurulu karar verecek'' dedi.
-REKTÖR ADAYI BELİRLENECEK-
YÖK Genel Kurulu toplantısında ayrıca, Niğde Üniversitesinde gerçekleştirilen seçimlerde belirlenen 6 rektör aday adayı arasından Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmak üzere 3 rektör adayı da belirlenecek.
Niğde Üniversitesindeki seçimlerde Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Görür 149, Prof. Dr. Musa Şaşmaz 72, mevcut rektör Prof. Dr. Hamza Uygun 7, Prof. Dr. Remzi Kılıç 6, Prof. Dr. Mahmut Özdemir 2, Prof. Dr. Fahri Özbayoğlu da 1 oy almıştı.
14 Mayıs 2009 Perşembe
Yatay Geçişler
1. Yatay geçişler ancak eşdeğer eğitim programları uygulayan yükseköğretim kurumlarında ders yılı başında yarıyıl sistemi uygulananlarda yarıyıl başında ve dersler başlamadan önce geçiş için başvurulan fakülte ve yüksekokulların yönetim kurullarının kararıyla yapılır. Müracaatlar ders yılı başlangıcından 10 gün öncesine kadar yapılabilir.
2. Geçişler fakülteler ve yüksekokullarca tespit edilen kontenjanlara bağlı olarak yapılır.
3. Yükseköğretim kurumlarının ilk sınıfına veya ilk yarıyılına geçiş yapılamaz.(Tıp fakültelerinin son sınıfında, açık öğretim ve ekstern öğretimlerde geçiş yapılamaz.)
4. Geçiş yapacak adayların ayrıldığı kurumlardaki bütün sınavları başarması ve geçer not ortalamasının en az gireceği sınıf ortalamasının %60 veya eşdeğer olması. Kamu kurumlarındaki çalışanların 25 yaşını geçmemiş çocukları son sınıf hariç üniversiteye giriş puanı geçeceği eş değer programın en düşük puandan daha yüksek olmak şartı ile tayin oldukları yere geçiş yapabilirler.
5. Geçiş başvurularının kontenjanı aşması durumunda adayların başarı yüzdesine göre sırılama yapılır ve en başarılı öğrenciden başlanarak kontenjan sayısınca öğrenci alınır.
6. Aynı üniversite içinde fakülte, yüksek okul ve bölümler arasındaki geçişler üniversite yönetim kurumlarınca belirlenen esaslara göre yapılır.
7. Yabancı ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarına geçiş için, öğrencinin yabancı ülke yükseköğretim kurumunca, yabancı dil hazırlık sınıfı hariç enaz bir yıl okumuş, yıl sonu sınavlarını başarı ile vermiş ve diğer şartları yerine getirmiş olması gerekir.
2010 Öss daha mı kolay mı yoksa daha mı zor?
Sevgili adaylar!
Öğrenci Seçme Sınavı'nda yapılan değişikliklerde avantajdan ya da dezavantajdan bahsetmek son derece gereksiz bir tartışma. Değişen her ne ise herkes için değişiyor. Lütfen bu tür gereksiz tartışmaları bırakıp derslerinize yöneliniz. Unutmayınız ki ÖSS'yi kolay yoldan kazanmak diye bir şey yoktur. Vaktinizi ve enerjinizi böyle magazinel, uydurma bilgilerle meşgul etmeyiniz. Çalışmadan olmaz.
Doğru Ders Çalışma Teknikleri
yoktur. Örneğin , bazıları gündüz bazıları ise gece daha üretken çalışırlar. Yine bazıları yalnız çalışmayı severken , diğerleri arkadaşlarıyla çalışmayı daha verimli bulur.
Planlama becerisi eksikliği , öğrenme güçlüğüne , başarısız olma kaygısına neden olmaktadır.
DERS ÇALIŞMA PLANI NASIL YAPILIR
1. Üstlendiğiniz bütün görevleri (konuları) yazın. Bu konuları önem derecesine göre üçe ayırın.
2. Bu işlerin ne kadar zaman alacağı ve sizi ne kadar yoracağına karar verin.
3. Bu işlerin arasında dinlenebileceğin en uygun zaman , yer ve etkinlikler neler olabilir?
4. Planlarınızı yaparken , zaman zaman hiç aklınıza gelmeyecek fazladan işleriniz çıkabilir. Bunun için yeterince esnek misiniz?
5. Özellikle sınav öncesi zamanlarda görevlerinizle ilgili bazı geçici değişiklikler yapabilirsiniz.
PLANLAMA BECERİSİNİN BAZI BOYUTLARI
1. Makul bir zaman diliminde hedefe ulaşmayı tasarlayın.
2. Uzun süreli işleri parçalara ayırın.
3. Zamandan tasarruf için öncelikleri belirleyin.
4. Düzenli bir çalışma ortamı oluşturun.
5. Günlük olarak 'yapılacaklar listesi' hazırlayın.
6. Gerçekçi günlük programlar yapın.
Unutmayın!
Kolay ya da zor diye bir şey yoktur, çalışmak ya da çalışmamak vardır.
Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Yolları Nelerdir
İnsanın kaygıdan kurtulabilmesi için öncelikle vücudunu gevşetmeyi öğrenmesi gerekir. Vücudu gevşetmenin üç yolu vardır.
Doğru nefes alma
Fizik egzersizi
Düşünce biçimini düzenleme
A-) DOĞRU NEFES ALMAK
Doğru nefes vücudu rahatlatır, gevşenmeyi sağlar. Vücutta daha fazla oksijen yakılmasından dolayı, öğrenme sırasında beyinde meydana gelen protein bağlarının kurulmasını sağlar. Oksijenin vücudun en uç noktasına gitmesini ve stresin ortadan kalkmasını ya da azalmasını sağlar.
NEFES EGZERSİZLERİ
Önce nefes almayı öğrenin
İyi bir nefes ağır derin ve sessiz olmalıdır. Bunun içinde denge , ölçü ve uyum gerekir. İyi bir nefes sessiz ve yavaş olarak burundan alınır. Doğru ve derin nefes almayı öğrenmek , gevşemeyi öğrenmek yolunda atılan en önemli adımdır.
TEMEL NEFES EGZERSİZİ
İyi bir nefes almak her zaman iyi bir nefes vermekle başlar. Bu egzersiz günde 40-60 defa yapılmalıdır. Nefes aldığınız zaman dikkatinizi omuzlarınıza ve alnınıza verin , gergin olup olmadığınızı kontrol edin.
Ciğer kapasitenizi hayali olarak ikiye bölün ve "biir" , "ikii" diye içinizden sayarak ciğerinizin bütününü doldurun.
Kısa bir süre bekleyin.
- "Bir-iki" diye sayarak , nefesinizi aldığınızın iki katı sürede boşaltın.
BİRDEN DÖRDE KADAR SAYMA
*Derin ve tam bir nefes alın.
*Aldığınız nefesi bütünüyle verin.
*İçinizden birden dörde kadar sayarak yeni bir nefes alın.
*Nefesinizi ağır ağır verip , ciğerlerinizi bütünüyle boşaltıncaya kadar yavaş yavaş birden sekize kadar sayın.
*Bütün seansı dört kere tekrarlayın.
*Sekize kadar saymayı tamamlamadan nefesiniz tükendi mi?
*Eğer tükendi ise tekrar deneyin.
BEŞTEN BİRE KADAR SAYMA
*Kendi kendinize "beş" deyin ve dikkatinizi bu sayı üzerinde topladığınız sırada yavaş , derin ve tam bir nefes alın.
*Ciğerlerinizdeki havanın son zerresinin boşaldığından emin olacak şekilde nefesinizi verin.
*İçinizden "dört" deyin ve derin bir nefes daha alın.
*Bu nefesi boşaltırken kendi kendinize:"Beşten daha gevşek ve sakinim" deyin.
*Acele etmeyin.
*Nefes alın ve "üç" deyin.
*Nefesinizi verirken "dörtten daha gevşek ve huzurluyum" diye tekrarlayın.
*"Bir" e kadar devam edin.
DİKKAT : Bu egzersizlerin faydasını görmek istiyorsanız düzenli olarak sık sık tekrarlayınız.
Etkin gevşeme,zihnimizi tazeler ve kendine getirir.
B) DÜZENLİ FİZİK EGZERSİZİ
Fizik egzersizinin yararları:
*Kas gevşemesi
*Zihinsel gevşeme
*Yapılan işte etkinliğin artması
*Enerjide artış
*Endişelerde azalma
*Daha iyi sağlık
*Duygusal rahatlık
*Kendine güven artışı
Günde 10-20 dakika düzenli egzersiz yapmanın sınavlara hazırlanan gence sağlayacağı yararlardan birincisi kaygıyı azaltması, ikincisi öğrenmede etkinliğin artması.
Gerginliğin damarlarda daralmaya neden olduğu için hücrelere giden kan miktarında azalma olur. Sınav stresini yaşayan gencin durumu budur. Bu da hücrelerin yetersiz beslenmesi demektir. Bu durumda vücutta salgılanan bazı maddeler öğrenmeyi zorlaştırır ve hücrelerin kapasitelerini tam manasıyla kullanamamasına neden olur.
Fizik egzersizi öğrenmeyi kolaylaştırır. Fiziksel egzersizden sonraki rahatlama sırasında salgılanan seratonin adındaki madde öğrenmek için gerekli olan zihinsel ortamın doğmasına neden olur.
Bir fizik egzersizi programı tamamlandığı zaman yorgunluk hissedilmemeli. Zıplayarak yapılan yorucu hareketlerden kaçınılması. Sağa sola eğilme. Öne eğilerek eli yere değdirme, dizleri bükerek yere eğilip hareketler yapın.
C) DÜŞÜNCE BİÇİMİNİ DÜZENLEMEK
Kaygıyı azaltmak için pratik öneriler:
Sınav için olumlu düşünün. Sınavdan önce zihninizde geçmişteki başarısızlıklarınızı değil başarılarınızı düşünün. Kendinize güvenin.
“Mahvolurum” “hapı yutarım” gibi düşüncelerin problemi çözmeye yararı olmadığını unutmayın.
Sınav bilgilerin ölçülmesidir kişiliğinizin değil.
Yapamayacağım, başaramayacağım şeklindeki düşüncelerden kurtulun. Bu düşünceler sınavı baştan kaybetmenize neden olur.
Daha önceki başarısızlıklar sebeplerini araştırın. Onları telafi edilmesine çalışın. Başka bir deyişle, aynı sebeplerin yeni bir başarısızlığa yol açmasına izin vermeyin.
Sınav Günü Dikkat Edin!
Sınava götürmek için hazırladığınız belgeleri almayı
Sınav yerine, sınavdan 30 dakika önce varacak şekilde hareket ediniz.
Sınav yerinde tanıdıklarınızla sınav konusu dışındaki konularda sohbet ediniz.
Sınav stresinizin yükseldiğini hissederseniz:
Hemen aşağıda açıklanan şekilde nefes egzersizi yaparak gevşeme durumu yaratınız: Oturduğunuz yerde ciğerlerinizi iyice boşaltın. Ciğer kapasitenizi tahminen ikiye bölün, "bir, iki" diyerek ciğerlerinizin bütününü hava ile doldurun. Kısa bir süre bekleyin, "bir , iki" diyerek nefesinizi yavaş yavaş aldığınız sürenin iki katı süre içerisinde bırakın. Bunu , birkaç kez uygulayın.
Bu arada kaslarınızı mümkün olduğu kadar rahat bırakın.
"Sınavı başarabilirim." diye düşünün ve bunu kendinize telkin edin. Herkesin, sizin durumunuzda olduğunu anımsayın.
• Öğretmenlerin açıklamalarını iyi izleyin, anlayamadıklarınızı mutlaka sorun. Sınavla ilgili açıklamalar bölümünü dikkatlice okuyun.
• Sınavda gerekli olacaklar;
• İki adet yumuşak uçlu kurşun kalem
• Yumuşak ve kaliteli silgi
• Kalem açacağı
• Saat
Turlama
Aynı test içindeki soruların zorluk düzeyleri birbirinden farklı, fakat kazandırdığı puan açısından farklı değildir. Bu özelliğin bilinmesi test tekniği açısından çok önemlidir.
Turlama tekniğini bilen ve uygulayan öğrenci. 1.turda, her teste var olan kolay ve normal soruları çözerek soruların %70'ini yapabilme şansına sahiptir.
Sınavda zamanı iyi kullanabilmek ve kapasiteniz oranında en yüksek puanı elde edebilmek için turlama tekniği uygulamada uzmanlaşmanız büyük önem taşımaktadır.
TURLAMA TEKNIĞI SIZE NE KAZANDIRIYOR?
Üniversite sınavında Turlama Tekniğini ustaca kullanmak başarı oranını önemli ölçüde yükseltmektedir. Sınavda yanıtlanacak tüm testler, 1. turda, yanıtı kolayca bulunabilecek soruların öncelikle çözülerek, zaman alıcı ve zor soruların ikinci tura bırakılmasına Turlama Tekniği denir.
Öğrenci 1.turda yanıtladığı normal, kolay ve çok kolay sorularla ortalama bir puan elde etmeyi sağlarken, 2.turda çözeceği zor sorulara puanını daha da yükseltme şansına sahip olmaktadır.
ZAMAN KALDI-KALMADI: IŞTE, BÜTÜN MESELE BU!
Sınavda zamanın yetmemesinin en önemli nedeni, sıralı çözüm yapma alışkanlığıdır. Sıralı çözüm alışkanlığı, öğrencinin yeterince güçlü olmasa dahi, sorulara zor-kolay ayrımı yapmadan ve bir soru başına düşen puan değerinin aynı olduğuna dikkat etmeden, soruları sırasıyla çözmesidir.
Turlama tekniğinin tam tersi olan bu çözüm yoluyla öğrenci, zor ve uğraştırıcı sorulara takılıp, gereğinden fazla zaman yitirmektedir.
Öğrenci puanını yükseltmek için, her testin çok zor bir sorusuna ayrılan sürede, aynı testin 5 kolay sorusunu yanıtlamayı tercih etmelidir.
Unutma!
Bazı sorulara hiç bakmamak, zaman kullanımı açısından yanlış bir uygulamadır...
Unutma!
Hayatın tümü bir sınavdır. Bir sınavdaki başarısızlığınızı hayat boyu başarısız olacağınız anlamına gelmez. Yeter ki, yılmayın. Başarılı olmanın yollarını aramaya devam edin.
Turlama
Aynı test içindeki soruların zorluk düzeyleri birbirinden farklı, fakat kazandırdığı puan açısından farklı değildir. Bu özelliğin bilinmesi test tekniği açısından çok önemlidir.
Turlama tekniğini bilen ve uygulayan öğrenci. 1.turda, her teste var olan kolay ve normal soruları çözerek soruların %70'ini yapabilme şansına sahiptir.
Sınavda zamanı iyi kullanabilmek ve kapasiteniz oranında en yüksek puanı elde edebilmek için turlama tekniği uygulamada uzmanlaşmanız büyük önem taşımaktadır.
TURLAMA TEKNIĞI SIZE NE KAZANDIRIYOR?
Üniversite sınavında Turlama Tekniğini ustaca kullanmak başarı oranını önemli ölçüde yükseltmektedir. Sınavda yanıtlanacak tüm testler, 1. turda, yanıtı kolayca bulunabilecek soruların öncelikle çözülerek, zaman alıcı ve zor soruların ikinci tura bırakılmasına Turlama Tekniği denir.
Öğrenci 1.turda yanıtladığı normal, kolay ve çok kolay sorularla ortalama bir puan elde etmeyi sağlarken, 2.turda çözeceği zor sorulara puanını daha da yükseltme şansına sahip olmaktadır.
ZAMAN KALDI-KALMADI: IŞTE, BÜTÜN MESELE BU!
Sınavda zamanın yetmemesinin en önemli nedeni, sıralı çözüm yapma alışkanlığıdır. Sıralı çözüm alışkanlığı, öğrencinin yeterince güçlü olmasa dahi, sorulara zor-kolay ayrımı yapmadan ve bir soru başına düşen puan değerinin aynı olduğuna dikkat etmeden, soruları sırasıyla çözmesidir.
Turlama tekniğinin tam tersi olan bu çözüm yoluyla öğrenci, zor ve uğraştırıcı sorulara takılıp, gereğinden fazla zaman yitirmektedir.
Öğrenci puanını yükseltmek için, her testin çok zor bir sorusuna ayrılan sürede, aynı testin 5 kolay sorusunu yanıtlamayı tercih etmelidir.
Unutma!
Bazı sorulara hiç bakmamak, zaman kullanımı açısından yanlış bir uygulamadır...
Unutma!
Hayatın tümü bir sınavdır. Bir sınavdaki başarısızlığınızı hayat boyu başarısız olacağınız anlamına gelmez. Yeter ki, yılmayın. Başarılı olmanın yollarını aramaya devam edin.
Ortaöğretim Başarı Puanı Nasıl Hesaplanıyor
OBP hesaplama yönteminde her okul için diploma notu / puanlarının dağılımı, varsa çok düşük notlar ile varsa en büyük diploma notu / puanındaki yığılma dikkate alınacaktır. Bu hesaplama yönteminde bir okulda en yüksek diploma notu / puanına sahip aday sayısı arttığı ölçüde bu adayların OBP’leri 100’ün altına inecektir. Ortaöğretim Başarı Puanları (OBP) hesaplandıktan sonra bu puanlar ağırlıklandırılarak her aday için 3 tane Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP-SÖZ, AOBP-SAY ve AOBP-EA) hesaplanacaktır. OBP’lerin ağırlıklandırılmasında okulun son sınıf öğrencilerinin ilgili yılda elde ettiği ÖSS-SÖZ, ÖSS-SAY ve ÖSS-EA puanlarının ortalamaları kullanılacaktır. 2009 yılında mezun olacak adayların OBP’lerinin ağırlıklandırılmasında kullanılacak ortalamalar ÖSS-SÖZ-1, ÖSS-SAY-1 ve ÖSS-EA-1 puanlarının ortalamaları olacaktır.
Ağırlıklandırmanın etkisi ile, varsa değeri 100 olan OBP değişmeyecek; ancak değeri 100’ün altında olan OBP’lerin değerleri okulun ÖSS başarısı oranında artacaktır.
Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) ve Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanlarının (AOBP- SÖZ, AOBP-SAY ve AOBP-EA) hesaplanmasıyla ilgili teknik ayrıntıların yer aldığı Yönergeye ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden erişilebilinir.
Özel Yetenek Sınavı ile Seçme Yöntemi
tarafından yapılmaktadır. Özel yetenek gerektiren programlara başvurular doğrudan yükseköğretim programının bağlı bulunduğuyükseköğretim kurumuna yapılır. Sınav ve değerlendirme işlemleri de ilgili yükseköğretim kurumu tarafından yürütülür.Özel yetenek sınavı gerektiren programlar bu Kılavuzda Tablo 5'te yer almaktadır. Bu programlara, kurum tarafından yapılan sınav puanları ile ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının birinden oluşacak ağırlıklı puanlar göz önünde tutularak yerleştirme yapılacaktır. Bu programlardan her birine en az kaç ÖSS puanı alan adayların başvuracaklarına, sınavı yapan ilgili yükseköğretim kurumunca puan türü belirtmeksizin karar verilir ve bu karar basın-yayın organlarıyla adaylara duyurulur.
Özel Yetenek Sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan programlardan 2009-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu Tablo 4'teki eşdeğer programlara yatay geçiş yoluyla geçmek isteyen adayların ilgili puan türünde 165 veya daha fazla ÖSS puanı almaları zorunludur.
Yurt dışı ve KKTC'deki üniversitelerin özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci kabul eden programlarda öğrenime başlayan öğrencilerin, ülkemizdeki üniversitelere yatay geçiş yapmaları mümkün değildir. Merkezi Yerleştirme ile bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş adaylar da isterlerse özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabilirler.
PDR, Hukuk ve Psikoloji Sözel Bölüme Geçmedi
Ösym 'den Öğretmen Liseli Adaylara Duyuru
açıklama yaptı.ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, öğretmen liselerine verilen ek puan katsayılarının tekrar masaya yatırılabileceğinin sinyallerini verdi.
"Ek puan katsayısı" üzerinde çalışmaların sürdüğünü anlatan Yarımağan, "Bazı liselerin ek puan katsayısı yüksek olduğundan belli programlara sadece bu liseli adaylar giriyor. Öğretmen liselerine hem temel liselerdeki tüm haklar tanınırken hem de 0.24 gibi bir katsayı hakkı da tanınıyor" diyerek öğretmen liselerine tanınan katsayılarla ilgili düzenlemeler yapılabileceğinin sinyallerini verdi. Üniversitelerde öğrencilerin dil seviyesini yükseltmek için "hazırlık" eğitimi verildiğine değinen Yarımağan, "Yabancı Dil Sınavı'nı belki bu amaçla kullanabiliriz. Sınavdan belli puan alan kişiler, hazırlık sınıfı okumadan lisans eğitimine geçebilirler" diye konuştu.
2010 Öss 'de Soru artıyor Konu Değil!!
derslere çalışacaklarını ve benzer soruları cevaplandıracağını ifade ederek, ''Yeni bir konu getirmiyoruz, ama biraz daha fazla soruya cevap verecekler, o kadar. Öğrenciler açısından endişe edilecek bir durum yok. Öğrenci bugün fizikten, kimyadan, matematikten sınava giriyorsa yeni sistemde de bu derslerden sınava girecek'' dedi.
-YENİ SİSTEMİN FARKI...-
Yeni sınav sisteminde, eski sınav sisteminde sorulan sorulara benzer sorular olacağını vurgulayan ÖSYM Başkanı Yarımağan, şöyle konuştu:
''Tek değişen nedir derseniz, bu sene lise fiziğinden öğrenci 10 soruya cevap veriyorsa seneye 30 soruya cevap verecek o kadar. Bu da öğrencinin davranışını, alanını, çalışmasını etkileyecek bir olay değil. Daha çok soruya cevap verecek diye öğrencilerin daha çok çalışmasına gerek yok. Aynı şekilde çalışmalarına devam edecekler. Bugün bir tane sayısal puanımız var. O sayısal puanın içinde fizik, kimyanın ayrımı yok, fen puanı var onun içinde. Aynı sayısal puan ile tıbba da gidiyor, hemşireliğe de gidiyor, elektrik mühendisliğine de gidiyor, kimya mühendisliğine de gidiyor, bilgisayar mühendisliğine de gidiyor. Oysa bu puanların gerektirdiği öğrenci profili birbirinden farklı olabilir. Bazı bölümler için kimya daha önemlidir, bazı bölümler için matematik, bazıları için fizik. Biz, yeni sistemde adayın fizik, kimya, matematik, biyoloji gibi ders düzeyinde bilgilerini ölçeceğiz ve farklı puan türleri oluşturarak, adayların bu programlara daha sağlıklı biçimde gitmesini sağlayacağız.''
-''FARKLI PUAN TÜRLERİ OLUŞTURACAĞIZ''-
ÖSYM Başkanı, puanlama ile ilgili ayrıntılar üzerinde çalıştıklarını, bu konunun henüz netleşmediğini, bugünkü sayısal puanı yerine 7-8 ayrı puan türünün olabileceğini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:
''Örneğin, bugünkü sayısal puanı yerine 7-8 ayrı puan türü olacak. Birisi tıp için olacak, birisi inşaat mühendisliği, birisi bilgisayar mühendisliği için olacak. Birisinde kimya, biyoloji ağırlıklı olacak, birisinde fiziğin ağırlığı fazla olacak. İşte bu yüzdende öğrenciler bilgi ve yetenekleriyle daha orantılı daha ilgili programlara gidecekler. Yani öğrenciler için iyi bir sistem olacak.''
Açık uçlu sorular 2010 'da yok! 2011 'de var!
sorular hazırlamaya da alt yapı oluşturacağı belirtilmiştir. Bu nedenle açık uçlu soruların 2010 yılında sorulmaya başlanacağı yönde bir kanaat oluşmuştur. Sistem yeni olduğu için ve henüz net olarak açıklanmadığı için doğal olarak bazı belirsizlikler oluşmakta. Sayın Yarımağan'ın açıklamasına göre açık uçlu sorular 2011 yılından itibaren sorulmaya başlanacak. Yeni sistemle ilgili her güncel bilgi sitemiz üzerinden duyurulacaktır.
"Bu sistemin ikinci çıkış noktası, hemen olmasa bile birkaç yıl sonra açık uçlu sorularla sınav yapmanın alt yapısını oluşturalım." diyen Yarımağan, "1.5 milyon kişinin girdiği bir sınavda, açık uçlu soru sormak mümkün değil. Ama sınavları birbirinden ayırdığımızda, bizim beklentimiz, Matematik sınavına yaklaşık 500 bin kişi girecek, Fen sınavına 300 bin kişi girecek. 300 bin kişiye yaptığımız bir sınavda, açık uçlu soru sorabiliriz. Kısa cevaplı, açık uçlu sorular sorabiliriz." şeklinde konuştu.
Ösym 'den Meslek Liseli Adaylara Duyuru
Yarımağan, "ÖSS’de hiçbir ek konu yok. Soru sayısı biraz daha fazla olacak. Yeni sistem tamamen öğrencinin lehine" dedi. Yarımağan, "Meslek liseliler için beklentiler çok ileri gitmemeli" diye konuştu. Mevcut sistemde iki aşamanın tek bir oturumda gerçekleştiğini hatırlatan Yarımağan, "Öğrenci, 3 saatlik sürede 10-15 ders ile ilgili 180 soruya cevap veriyor. Bu durum ölçme açısından sağlıklı değil. Yeni sistemde öğrenciler ayrı zamanlarda 3 sınava girecek.” dedi.
2010 ÖSS 'de 5 Sınav Yapılacak
Yükseköğretime Geçiş Sınavı : Nisan ayının başlarında yapılması düşünülüyor. Orta öğretimde okutulan ortak derslerin yükseköğretim açısından temel ve belirleyici olanlarından soru sorulacak. Yani 9. sınıf konuları ağırlıklı olacak. Bu sınavın bir baraj puanı (165 puan tahminen) olacak ve barajı geçen adaylar diğer sınavlara girmeye hak kazanacaklar. Birinci aşamadaki sınavda alınan dereceyle Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) programları, meslek yüksek okulları ile bazı lisans programlarına girilebilecek. Meslek yüksek okullarına sınavsız giriş için çalışmalar devam ediyor.
Lisans Yerleştirme Sınavları : Haziran ayı sonunda yapılması düşünülmekte.
Lisans Yerleştirme Sınavı 1 : Matematik, Geometri Sınavı
Lisans Yerleştirme Sınavı 2 : Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji Sınavı)
Lisans Yerleştirme Sınavı 3 : Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1 Sınavı
Lisans Yerleştirme Sınavı 4 : Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya, 2, Felsefe grubu)
Lisans Yerleştirme Sınavı 5 : Yabancı Dil Sınavı
"Lisansa Yerleştirme Sınavlarında alınan puanlar : Matematik-Fen (MF), Türkçe-Matematik (TM), Türkçe-Sosyal (TS), Yabancı Dil (YD) olmak üzere dört grupta hesaplanacak.
Bunlardan Matematik-Fen (MF), grubu puan için : Matematik, Geometri ve Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji) Sınavına girilmesi şarttır.
Türkçe-Sosyal (TS) grubu puan için Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1 ve Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya 2 Felsefe Grubu) Sınavına girilmesi şarttır.
Türkçe-Matematik (TM) grubu puan için Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1 ve Matematik, Geometri Sınavına girilmesi şarttır.
Yabancı Dil (YD) puanı için sadece Yabancı Dil Sınavına (LYS 5) girilmesi şarttır.
Bunlardan her bir gruba giren puanın hesaplanmasında, Yükseköğretime Geçiş Sınavındaki Temel Matematik ve Türkçe testleri belli oranda dikkate alınır. Bu puan türlerinin her birinde ayrıca MF1, MF2, MF3 veya TM1, TM2, TM3 veya TS1, TS2, TS3 veya YD1, YD2, YD3 gibi tasnifler oluşturulabilir" denildi.
Örneğin Tıp Fakültesine girmek isteyen öğrencinin hesaplanan bir MF puanında Fizik ve Matematik yerine Biyoloji ve Kimya'nın ağırlıklı olacağı belirtilmekte. yani TIP isteyen öğrenci için çözdüğü her kimya ve biyoloji sorusu daha değerli olacak.
Ayrıca 2011 yılından itibaren klasik sorular da sorulacak. Fakat bu sorular cevabı yoruma gerek bırakmayan tipte sorular olacak. Henüz kaç soru sorulacağı konusunda net bir açıklamada bulunulmadı.
2010 ÖSS Soruları (Sayıları)
Yarımağan, iki aşamalı sınav sisteminde ilerde adaylara "açık uçlu soru" yöneltmeyi planladıklarını bildirdi. Bu yöntemin aday sayısının azalması durumunda uygulamaya konulabileceğini belirten Yarımağan, şunları kaydetti:
"Sınava girecek öğrenci sayısının bu yıl 1.5 milyonun altında olacağını, önümüzdeki birkaç yıl içinde de her yıl 50 bin, 100 bin azalarak 1 milyona yaklaşacağını tahmin ediyorum. Bu durumda örneğin 3-5 yıl sonra sınava başvuran aday sayısı 1 milyon 200 bin dolayındaysa, ikinci aşamaya başvuran aday sayıları 200-500 bin dolayında olacak. Mesela fen bilimleri sınavına başvuran sayısı 200-250 bin, matematik-geometri sınavına başvuran sayısı 500-600 bin olabilir. Bu sayılarda başvuru gelirse sınavda açık uçlu sorular yöneltilebilir."
"Matematik sınavında açık uçlu soru nasıl olacak?" sorusu üzerine Yarımağan, "Aday nihai sonucu nasıl elde ettiğini gösterecek. Bu değerlendirilecek" dedi.
Yarımağan, yeni sistemde de yerleştirme puanları hesaplanırken ortaöğretim başarı puanının ekleneceğini ifade etti. Ortaöğretim başarı puanının sınav puanına eklenmesi kuralının yasada yer aldığına işaret eden Yarımağan, "Üniversiteye girişte öğrencinin ortaöğretim başarı puanını YÖK'ün belirleyeceği biçimde eklenecek. Ancak nasıl alınacağı konusunda henüz kesinlik yok. YÖK bunu ayrıca kararlaştıracak" dedi.
Yarımağan, ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı uygulamasının bir ihtiyaçtan doğduğunu belirterek, bunun da devam etmesinden yana olduğunu söyledi.
13 Mayıs 2009 Çarşamba
2010 ÖSS Tarihi Belli Oldu!
2010 ÖSS Sistemi
YÖK, 195 dakikalık tek sınavı kaldırıyor. 2010 ′daki yeni sistemle iki ayrı sınav, ikinci sınavda da 4 ayrı test ve 1 yabancı dil sınavı olacak. Testler iki haftaya yayılacak, fakülteler ‘testine göre’ öğrenci alacak…
2010 yılında ÖSS’de yapılacak köklü değişiklikler konusunda önerilen sistemin ayrıntıları netleşmeye başladı. Yeni sistemde öğrencilerin kaderini 195 dakikalık tek sınav belirlemeyecek. Öğrenciler temel sınavın yanında 2 haftaya yayılan 4 farklı dersin testleriyle karşılaşacak, çözdükleri testlere göre bölümlere yerleşecek.
Önceki gün YÖK Genel Kurulu’nda ele alınan sistemde öğrenciler, nisan ve haziran aylarında olmak üzere iki aşamalı sınava girecek. Nisan ayında temel bilgilerin yer aldığı sınavda belirlenecek barajı geçenler haziran ayındaki sınavlara girecek.
YÖK’ün önündeki yeni sistem şöyle:
* Nisandaki sınavda öğrencilere basit düzeyde Matematik, Türkçe, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Psikoloji soruları yöneltilecek.
* Haziranda 2 haftaya yayılan 4 farklı ders testi öğrencilere uygulanacak. Bu testler; ‘Matematik’, ‘Edebiyat’, ‘Fen’ ve ‘Sosyal’ testlerinden oluşacak.
* Matematik okumak isteyenlerin sadece bu teste girmesi yetecek. Fakülteler hangi testlere göre öğrenci alacağını açıklayacak.
* Moleküler Biyoloji ve Genetik okumak isteyen bir öğrenci ‘Matematik’ ve ‘Fen’ testini çözecek. Fen testi içinde yer alan ‘Biyoloji’ sorularının standart sapmaları da farklı hesaplanacağından ‘Biyoloji’ sorularının önemi artacak.
* Yabancı Dil bölümlerinde okumak isteyenler 2 haftalık sınavın haricinde 3′üncü hafta ayrı bir Yabancı Dil Sınavı’na girecek.
* Meslek lisesi öğrencileri de genel lise öğrencileri ile aynı şartlarda sınava girecek. 2 yıllık Meslek Yüksek Okulları’na sınavsız geçiş hakkı kaldırılacağından meslek liseliler ‘Temel’ düzeydeki sınavın ardından puanlarına göre 2 yıllık fakültelere de yönelebilecek.
* 4 yıllığa gitmek isteyen meslek lisesi öğrencilerinin önü de kapanmayacak. Meslek liseliler, 4 teste girerek mezun oldukları alan dışında istedikleri bölümlere yerleşebilecek.
Örneğin, bir teknik lise makine, motor gibi bölüm öğrencisi, 2 yıllık okumak isterse sadece ‘Temel’ düzey sınavına girip üniversiteye yerleşebilecek. 4 yıllık bölüme gitmek isterse 2′nci aşama sınava girecek. Hangi bölümü okumak istiyorsa o bölümle ilgili belirlenen testi çözecek. İsterse 4 testi de çözüp bölüm hakkını artıracak.
l İmam hatip lisesi öğrencileri de istedikleri bölüme istedikleri testi alarak gitme hakkına sahip olacak. 28 Şubat öncesi dönemde imam hatip öğrencilerinin de arasında olduğu meslek lisesi öğrencileri istedikleri alanlarda tercih yapabiliyordu.
2010′a yetişir
l ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan: Sınavlar, iki haftaya yayılacak. İlkine girenler, taban puanı geçtiklerinde 2. sınava da girme hakkı kazanacak. Öğrenci, ‘Ben Matematik ve Edebiyat testlerini yanıtlayacağım’ diyebilecek. Bir başka öğrenci de ‘Ben bütün testlerde şansımı deneyeceğim’ deme hakkına sahip olacak. Ama mantıklı olan Fen bölümü mezunu bir öğrencinin Fen testini yanıtlamasıdır. Sözel bölüm mezunu öğrenci, ‘Ben Fen testini çözeceğim’ derse o konuyu daha önce öğrenmediği için sıkıntı yaşayabilir. Ayrıca bu sistemde ortaöğretim başarı puanının sınav puanlarına belli bir şekilde eklenmesi gerekir ki o konu konuşulmadı, o ayrı bir boyutudur. Fakültelerin ihtiyaçlarına göre çok sayıda puan türü tanımlayabiliriz. Birisi mesela Fen testi içinde yer alan Kimya puanına daha ağırlık verir, biri Fizik sorularına. Kabul edilirse sistemi 2010′a yetiştiririz.